Ana Sayfa / Dini Bilgiler / Zekat nedir? Kimlere Verilir Kimlere Verilmez

Zekat nedir? Kimlere Verilir Kimlere Verilmez

Zekât sözlük anlamı olarak; artma, arttırma, bereket, çoğaltma manalarına gelmekte bize ismiyle, ibadeti doğru yapmamız sonucunda, vaat edilenleri aktaran ibadetin Allah’ın hikmetiyle buluştuğu bir kelimedir. Zekât bir fıkıh terimidir ve anlam olarak zengin bir Müslümanın sahip olduğu malın bir kısmını fakir ve yardıma muhtaç müminlerle paylaşması anlamına gelmektedir. Hicretin ikinci yılında Medine’de farz kılının bu ibadet mali ibadetler arasındadır.

Zengin ve mal varlığı olan Müslümanın zekâttan sorumlu tutulabilmesi için bu ibadetten mükellef olması ve nisap miktarı mala sahip olması gerekmektedir. Bir Müslümanın zekâttan mükellef olması için hür, akıl sahibi ve ergen olması gerekmektedir. Nisap ölçü demektir. Zekât için yeterli miktarda, ölçüt miktarda mala sahip olması gerekir. Zekâtı yoksullar ve düşkünler, zekât işlerinde çalışanlar, borçlular, yolda kalmış kimselere zekât verilmesi uygun görülmüştür.

Ana, baba, eş ve çocuklar, Müslüman olmayanlara, zenginler Hz. Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in yakınları, yedi yaşından küçükler ve akıl hastalarına zekât verilmesi doğru bulunmaz. Zekâtınızı verecek doğru insanları bulduktan sonra zekât ibadetinizin geçerli olabilmesi için niyet ve temlik şartlarının sağlanması gerekmektedir. Temlik zekât verilecek mal veya nakit paranın verilecek kişiye mal ve nakit para şeklinde verilmesidir. Niyet ise İslam’ın her ibadetinde olduğu gibi bu ibadeti gerçekleştirmek için niyet etmek demektir.

Zekât’ın sosyal yaşama etkileri
Yaşadığımız bereketli topraklar üstünde, medeniyetlerin en büyük mirası olan insanlık yatmaktadır. İnsanlığın en temelinde sevgi vardır. Hepimiz öz ışıktan gelen Allah’ın sadık kullarıyız. Dinimiz İslam da sosyal yardımlaşma ve paylaşma çok önemlidir ki kutsal kitabımız kuran-ı kerimde de bununla ilgili ayetler geçmektedir. En-Nisâ suresinin otuz altıncı ayetinden yüce yaradanımız Allah “Anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve maliki bulunduğunuz kimselere ihsan ile muamele edin, iyi davranın…” buyurmuştur.

Dinimizde insan ve insana ait her şeyin hakkı gözetilmiştir. Hadisi şerifte peygamber efendimiz “Öyle ki Kim Müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir Müslümanın kusurunu örterse, Allah da Kıyamet günü onun kusurunu örter.” buyurmuştur. Bundan dolayıdır ki insana saygı duymak yaratandan ötürü sevmek bizim imanımızla doğru yöndedir. İslam dininde sosyal eşitsizlikleri ortadan kaldırmak için zenginlerin fakirleri yardım etmesi buyrulmuştur.

Peygamber efendimizin hadisi şerifinde, “Fakirleri araştırıp bulunuz, görüp gözetiniz” demiştir. İslam’ın beş buyruğundan biri olan zekât vermenin önemi peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) tarafından müminlere anlatılmış ve bu şekilde aktarılmıştır. Zekât ibadeti toplumda huzur ve barışın sağlanması için gereklidir. Sosyal eşitsizlikler toplumda suç oranlarını artırdığı gibi kaotik durumları hazırlar. İnsan arasında gelişecek olan yardımlaşma, paylaşma topluma birlik ve beraberlik getirerek toplumun huzurlu olmasını sağlar. Bunun dışında bir fakire zekât veren zenginin kalbinde merhamet sevgi duyguları uyandığı gibi, fakir olan zekâtı alan insanda zengine karşı haset duyguları oluşmaz.

Birbirinin iman kardeşi olduğunu hatırlarlar. Dinimiz İslam paylaşma ve yardımlaşma işlerine akrabalarımızdan yakınlarımızdan başlamamızı buyurur. En yakınımız hanemizin iç içe olduğu komşularımızdır. Peygamber efendimiz komşuluk ilişkilerine son derece önem vermemiz gerektiğini buyuran birçok hadisi şerif söylemiştir. Bir hadisi şerifinde “Cebrail bana, daima komşu hakkını tavsiye ederdi. Öyle ki ben, komşuları birbirine mirasçı kılacak zannetmiştim!” buyurmuştur. Zekâtımızı vermeye selam vererek sevap işlememiz gereken kişilerin başında komşularımız gelmektedir. Sosyal eşitsizliklere karşı sorumsuz davranan insanları ise “Komşusu açken tok yatan kimse bizden değildir” hadisi şerifiyle şiddetle kınamıştır.

Bu habere de bakabilirisiniz

Fıtri Zekâ Nedir? Fıtri Zekâ TDK Anlamı Ne Demek

Fıtrata ait olan anlamına gelen fıtri kelimesi zekâ kelimesiyle yan yana gelince doğuştan, doğduğumuz andan itibaren …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Learn how your comment data is processed.