Ana Sayfa / Oyun Dünyası / Yerli Lovecraftian Oyunumuz Conarium Oyun İncelemesi

Yerli Lovecraftian Oyunumuz Conarium Oyun İncelemesi

Oyunumuzun konusuna gelecek olursak, bu yerli oyunumuz H.P. Lovecraft’ın kısa romanı Deliliğin Dağlarında’ dan kurgulanmış ama kitapta olaylardan çok daha sonra geçen bu hikayede  Frank Gilman  olarak ana karakterimizi yönetiyoruz. Anlayacağınız Lovecraftian bir oyun kurgusuna, hikayesine sahip. Peki “ben bu oyunu merak ettim ama Lovecraftian ne demek ?” dediğinizi duyar gibiyim. Lovecraftian bu yerli oyunumuzda kurgusundan esinlenilen H.P Lovecraft adlı yazarın eserlerinden ilham almış veya izler taşıyan içeriklere vb. nesnelere verilen isim. Kısaca oyunun temel prensibinde uyandığımız yerden bir şekilde kurtulma isteği bulunmakta. Tabi ki biz de bu isteğimizi gezip bulduğumuz bulmacalar ve bulduğumuz ses kayıtlarını dinleyerek hareket edip olayın sonuna varacağız.

Oyunumuz 6 Haziran 2017 tarihinde Steam Platform’ un da oyuncu kitlesine paylaşılan ve paylaşılmasından kısa süre sonra ‘INDIECADE’ tarafından;
Unreal Dev. Grant Recipient 2017
Game of the Year 2017
Best PC Game 2017 ödüllendirildi.

Oyunumuzun grafik içeriklerine değerlendirecek olursak; oyunumuzun istenilen minimum sistem gereksinimleri oldukça düşük yani sıradan bir bilgisayar ile oyunu oynamanız yüksek ihtimalle mümkün. Bunun dışında tabi ki sisteminizin sunduğu performansa bağlı bir grafik yorumu yapmayacağız. Bize sunulan oyunu maksimum ve minimum ayarlarda inceleyerek yorumlarımızı sizlere aktaracağız. Oyunun grafikleri oldukça başarılı. Unreal Engine 4 ile yaratılmış bu gerilim ve macera oyunumuz bizlere tatmin edici bir grafik sunuyor. Oyun içerisinde bulduğumuz metinler ve ses kayıtları ile oyunda birçok gizli göndermeler içerdiğini de söyleyebiliriz. Adı üstünde Lovecraftian nitelik taşıyan bir oyun ve bunun hakkını tam anlamıyla da veriyor.

Oyunumuzun ses ve müzik içeriklerini değerlendirecek olursak; bir oyunda oyuncuyu en kolay etkileyen şeylerden birisi ses bir diğeri ise müziktir. Tabi ki oldukça fazla faktörlerden bahsetmem mümkün fakat bugün bizim değineceğimiz şey ses ve müzik. Oyunda asla aklımızdan çıkmayacak, beynimize notalarıyla kazınacak müzikler bulunmakta. Bu müzikler kullanıcıyı oyun esnasında öyle bir kendine bağlıyor ki oyun oynadığınızı bazı zamanlar anlayamıyorsunuz. Sizleri gerçek dünya da gibi hissettiriyor. Demek istediğim oyunun müzikleri en az oyunun kurgusu, hikayesi ve grafikleri kadar güzel. Başarılı ve esrarengiz bir yapıt gözüyle dinleyip oyunumuzu oynayabilirsiniz.

Oyunumuzun oynanabilirlik , ‘gameplay‘, açısından değerlendirelim.

Oyunumuzun oynanabilirliği oldukça basit ve oyuncuyu karmaşaya sokmayacak düzeyde. Aynı zamanda oyuncu kumandası desteği de mevcut. Yani bir konsol yardımıyla oynamak isteyen oyun severler rahatlıkla oynayabilir. Aynı zamanda oyunumuzun birden fazla sona sahip olduğunu söylemeliyiz. Yani oyunumuzun kurgusu düz bir çizgi değil farklı senaryolar veya sizin farklı seçimleriniz oyun sonunu değiştirmekte. Bu oyuncuyu oyuna bağlayan küçük bir faktör. Oyunumuz 5-6 saatlik bir senaryo uzunluğuna sahip. Bu tarz korkudan ziyade gerilim, macera tarzı oyunlar için iyi bir uzunluğa sahip.

Bu habere de bakabilirisiniz

The Fear 2 : Karabasan Vahşet Evi Oyun İncelemesi

Yapımcılığını, geliştirilmesini ve yayınlanmasını Boomerang Games‘ un yaptığı mobil platformlar için gün yüzüne çıkardığı bu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Learn how your comment data is processed.