Ana Sayfa / Sağlık / Tüp Mide Ameliyatı Nedir? Kimlere Yapılır? Riskleri Nelerdir?

Tüp Mide Ameliyatı Nedir? Kimlere Yapılır? Riskleri Nelerdir?

Mide küçültme ameliyatı olarak da bilinen tüp mide ameliyatı, günümüzde obezite cerrahisi tarafından uygulanan en etkili çözüm yöntemleri arasında gösterilmektedir. Kilo problemi . yaşayan kişilerin normal sağlık şartları altında kilo verememeleri durumunda uygulanan bu operasyon, son zamanlarda merak edilerek yaptırılmayı düşünülmekte. Kişiler, bu ameliyatı olmak istedikleri takdirde hastanelerin ilgili bölümlerine başvurarak bir dizi tahlilden geçerek check-up yaptırması gerekmekte. Kişilerde meydana gelen kilo problemininin nedenini bu sayede öğrenebilen uzmanlar, yan bir hastalık olup olmadığını görerek kişilerin ameliyata uygun olup olmadığına karar vermekteler. Gerekli onay işlemlerini alan kişiler, uzmanlar tarafından belirlenen tarihlerde operasyona alınarak midelerinde küçültme işlemi uygulamaya başlamaktadır.

Tüp Mide Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Tüp Mide Ameliyatı her ne kadar uzmanlar tarafından risksiz olduğu ifade edilse de her ameliyat gibi ölüm oranının bulunduğunu söyleyebiliriz. Dünya üzerinde yapılan tüm mide küçültme ameliyatlarının verilerini aldığımızda bugüne kadar yapılan operasyonlardaki ölüm oranının %0,04 olduğu görülmekte. Ölüm durumlarına neden olan bazı risk faktörleri elbette mevcut olduğunu, bu alanda meydana gelen risk unsurları arasında ilk sıranın doktor tecrübesi ile alakalı olduğunu söyleyebiliriz. Ameliyat sırasında kullanılan malzemelerinin kaliteli ve kişiye özel olarak temin edilmesi, malzemelerin doktor tarafından iyi bir şekilde tanınması ve operasyonlar sırasında uygulanması, doktorun hastayı iyi bir şekilde analiz ederek işleme alınması risk durumunu ortadan kaldırdığı gibi risk unsurlarının meydana gelmesine de neden olmaktadır. Operasyon sonucundaki ilk 20 günlük sürecin hastalar için önem teşkil ettiğini ve 60 güne kadar bakımlarının eksiksiz olarak yapılması gerektiği de belirtilenler arasında yer almaktadır.

Tüp Mide Ameliyatı Öncesinde Yapılan İşlemler

Tüp mide ameliyatı olacak olan hastalar, operasyonun gerçekleşeceği tarihten bir gün önce yataklı serviste kontrol altına alındığını belirtmek istiyorlar. Hastalar, bir gün öncesinde hastaneye giriş yaparak yataklı servis içerisinde emboli riski oluşmamasından dolayı bazı işlemlere tabii tutulmaktadırlar. Bir gece öncesinde yatan hastalar operasyon öncesinde kan sulandırıcı iğne tedavisi alarak operasyonların daha iyi şartlar altında geçmesini sağlamaktadırlar. Kan sulandırıcı ilaçların ortalama olarak operasyon bitiminden itibaren bir aylık süreç içerisinde sürekli olarak vurulması gerektiği de uzmanlar tarafından hatalara belirtilmektedir.

Tüp Mide Ameliyatı Ameliyatı Sonrası

Operasyondan çıkan hastalar ilk olarak mide ve karın ağrısı yaşamaya başlamaktadırlar. İlk günü rahat olarak atlatabilmeleri için uygulanan ağrı kesici tedaviler hastaların kendilerini iyi hissetmelerine,  günü rahat uyuyarak bitirmelerine olanaklar sağlanmakta. İkinci günden itibaren mide ağrılarının sona erdiği görülmekte. Kişilerin kilolarına ve VİK değerlerine göre ağrı dönemininde uzamaların meydana geldiğini de değinilmektedir. Operasyon sonunda hastalar direk hastaneden ayrılmadığını, 3 günlük bir yoğun bakım sürecinden geçirildikleri görülmekte. Dördüncü gün sabahı taburcu edilen hastalar kendilerine özel olarak hazırlana beslenme takvimi ve özel ilaçlara sahip olmaktadırlar. 10 günde bir periyodik olarak uygulanan muayeneler ile ameliyatın etkilerini gözlemlendiği görülmekte.

Tüp Mide Ameliyatı Geçiren Hastalar Nasıl Beslenmeli?

Ameliyat sonrası kişilerin sağlık durumlarına etki eden en önemli unsurlar arasında beslenmenin olduğunu söyleyebiliriz. Zaman içerisinde tüm besin maddelerini yemeye başlayan hastalar başlangıç evresinde alkol, sigara ve gazlı içecek tüketiminden kesinlikle uzak durmaları gerekmektedir. İlk birkaç ay pirinç, bulgur gibi sonradan mide içerisinde şişen besinlerden kesinlikle uzak durulması gerekmekte. Beslenmeyi 3 döneme ayıran uzmanlar, hastalarına şu şekilde beslenmelerini önermektedir.

Tülbent Dönemi: Operasyon sonrasındaki ilk 10 günü kapsayan bu dönem, hastaların tanesiz, berrak sıvılardan oluşan besinler tüketmeleri ile oluşmaktadır. Bu dönem içerisinde hastalar kesinlikle günlük 2,5 litre sıvı tüketmeleri gerekmektedir. Operasyon sırasında hastaların midelerinin yaklaşık %70 gibi bir bölümü alınmaktadır. Kalan %30’luk kısımın adaptasyon gösterebilmesi adına günlük en az 1 litre çorba ya da ev meyve suları, 1,5 litre su tüketimi yapılması gerekmekte.

Blender Dönemi: Bu dönem hastaların operasyonun 10. gününden itibaren uygulamaya başladıklar beslenme programını kapsamaktadır. Sıvı besin gıdaları ile midenin adaptasyonunu sağlayan kişiler, midenin yeni haline alışabilmesi için yavaş yavaş katı gıdalara geçiş yapmaya başalamalıdır. Günün 3 öğünde de yenmesi gereken katı gıdaların tamamı blender içerisinden geçirilmelidir. Blender Dönemi içerisinde sıvı beslenme kesinlikle uygulanmamalıdır.

Yumuşak Katı Gıdalar Dönemi:Operasyonun 20. gününden itibaren başlayan yumuşak katı döneminde hastalar yedikleri besinleri blenderden geçirmek yerine doğrudan tüketmeye başlayabilirler. Tatlı kaşığı boyutunda yumuşat kadı gıdalar uzun süre çiğnenerek yavaş yavaş yenmeye başlanabilmekte.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrasında Kilo Verme

Midenin yaklaşık %70’lik bir kısmının operasyon sırasında alınması ile beraber kilo problemi olan kişiler anında kilo vermeye başlayabilirler. Uzmanlar, operasyon sonunda hastaların aylık ortalama 10 kilo verdiklerini belirtmekte. Operasyonun genel amacı kişilerin vücutlarında bulunan yağ kitlesinden kurtulmak olduğunu belirten doktorlar, kilo verim sırasında vücuttan su ve protein kaybının da önüne geçmeye çalışmaktalar.  3 4 günlük yoğun bakım sürecinde dahi hastalar en az 6 kilo verdikleri gözlemlenmekte. Ameliyat sonrasında hastaların yavaş yavaş yürüyüş faaliyetlerine başlamaları gerekmekte. Ağır spor olaylarını kesinlikle ilk 90 gün önermeyen uzmanlar, kişilerin en azından 6. aylarından itibaren özgür kalmalarına izin vermekteler. Ameliyat sonrasında meydana gelen etkilerden en dikkat çekici olan saç dökülmesi kişilerde endişe ortamının oluşmasına neden olmakta. Bu durumun geçici olduğunu ve dökülen saçlar yerine daha gürlerinin çıktığını da ekleyerek konuya son veriyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.