İslamiyet Öncesi Türk Tarihi

İslamiyet Öncesi Türk Tarihi

İLK TÜRKLERİN TARİHİ

Mini SözlükAygucı: Vezir

Ayukı: Hükûmet

Balbal: Mezarların başına dikilen ya da içine konulan insan şeklindeki heykeller

Buyruk: Bakan

Fresko: Mimari eserlerin duvarlarına yapılan resim

Hatun/Katun: Hükümdar eşi veya annesi

İl/El: Boyların birleşmesiyle oluşan devlet

Kopuz: Türk sazı

Koşuk: Şölenlerde okunan şiir, şarkı

Kurgan: Mezar

Kült: İnanç, tapınma

Kün: Halk

Minyatür: Derinliği ve perspektifi olmayan resim sanatı

Oğuş: Aile

Ordu: Hükümdarın oturduğu başkent

Otağ: Hükümdar çadırı (en küçüğü 2000 kişiliktir)

Örgin: Taht

Sagu: Ağıt

Sav: Atasözü

Su: Asker

Subaşı: Ordu komutanı

Şaman/Baksı/Kam: Din adamı

Tamu: Cehennem

Tengri: Tanrı

Tigin/Tekin: Hükümdar oğlu

Toy: Hem Kurultay’a hem de şenliklere verilen isim

Töre: Gündelik hayatı düzenleyen yazısız hukuk kuralları.

Tudun: Vali

Tuğ: Hükümdar çadırının yanına bir direk dikilir. Bu direğin üstüne at kuyrukları bağlanır. Direğin üstünde kaç tane at kuyruğu varsa hükümdarın o kadar bölgeye hakim olduğu anlaşılır. (Ayrıca Türkler savaşa giderlerken sopaların ucuna da at kılı bağlarlardı. Buna “vatrak” denirdi. Günümüzdeki bayrak da burdan gelmiştir. )

Uçmağ: Cennet

Yuğ: Cenaze töreni

Yuğ aşı: Cenaze yemeği

Türk kelimesi tarih boyunca çeşitli anlamlarda kullanılmıştır. Bunlardan bazıları; güçlü, kuvvetli, kudretli, erdemli, nizam sahibi, olgunluk çağı, miğfer, çoğalan, terkedilmiş, töreli…vs’dir.

Türk kelimesi; Arap, Hint, İran (Pers), Bizans, Çin, Fin, Roma gibi pek çok milletin kaynaklarında geçmiştir. Bunun temel nedeni Türklerin göçebe yaşam tarzından dolayı çok geniş alanlara yayılmaları ve farklı toplumlarla etkileşim içine girmiş olmalarıdır. Türk/Törük/Türük kelimesine ilk olarak “İran (Pers)” kaynaklarında rastlanmasına karşın Türk adına en çok “Çin” kaynaklarında rastlanmıştr. Türklerin yazılı döneme geç geçmesinden dolayı Türk tarihiyle ilgili ilk bilgiler diğer milletlerin kaynaklarından öğrenilmiştir.

Türklerin Anayurdu

Doğuda Kingan Dağları, Batıda Aral Gölü ve Hazar Denizi, Güneyde Hindikuş ve Karanlık Dağları, Kuzeyde Sibirya bulunan Orta Asya’dır. Yükseltilerle çevrili olduğu için denizin ılıman iklimi içerilere giremediğinden karasal ve kurak bir iklim görülür, tarıma uygun değildir. Bu iklim şartları da Türklerin göç etmesine sebep olmuştur. Sürekli göç etmemişlerdir. Mecburiyetler karşısında göç söz konusudur. Türklerin bu yaşantısına “konar-göçer ya da yarı göçebe” hayat denir.

İslamiyet Öncesi Türk Tarihi

Göçebe Yaşam Tarzının Sonuçları

  • Temel geçim kaynakları hayvancılık ve ticarettir.
  • Mera arayışı Türk boylarının kendi aralarında veya diğer kavimlerle çatışmalarına sebep olmuştur. Bu da Türklerin bağımsızlık duygusunu ön plana çıkarmış, savaşçılık ve askerlik özelliklerini geliştirmiş, herkes asker sayılmış ve ordu-millet anlayışı doğmuştur.
  • Toprağa bağlı bir yaşam söz konusu olmadığından özel mülkiyet gelişmemiş, kölelik ve sosyal sınıf farklılıkları oluşmamıştır.
  • Sanat eserleri taşınabilir malzemelerden oluşmuş (kılıç kabzası, halı, kilim…vs), mimari gelişmemiştir.
  • Toplumsal hayatı düzenleyen hukuk kuralları yazılı olmayan törelere dayanmıştır.
  • Uzun süreli hapis cezaları görülmemiştir.

İlk Türk Göçlerinin Nedenleri

  • Kuraklık
  • İklim şartları, şiddetli kışlar
  • Hayvan hastalıkları
  • Yeni otlaklar aramak istemeleri
  • Nüfusun artması
  • Dış baskılar (Çin, Moğol, Kitan, Siyenpi…gibi)
  • Kendi aralarındaki mücadeleler
  • Bağımsızlık düşüncesi
  • Cihan Anlayışı: Yeni bölgeler tanıma ve ele geçirme isteği (İslamiyetten sonra Cihat anlayışına dönüşmüştür.) Gök Tanrı inancına göre tanrı göktedir. Bu yüzden Türkler güneşin değdiği her yere hakim olmak istemişlerdir.

Göçler Orta Asya’nın dört bir tarafına doğru olmuştur. Doğuya gidenler Çin’e, Kuzeye gidenler Sibirya’ya, Güneye gidenler Hindistan’a göç etmişlerdir. En büyük göçler Batıya doğru, Hazar denizinin Kuzeyinden ve Güneyinden olmuştur. Hazar denizinin Kuzeyine gidenler Balkanlar’a, Orta Avrupaya, Karadeniz’in kuzeyine, Hazar denizinin Güneyine gidenler İran, Suriye, Anadolu, Mezopotamya hatta Mısır’a kadar gitmişlerdir.

Göçlerin Genel Sonuçları

  • Türkler göç ettikleri yerlerde yeni devletler kurmuşlardır.
  • Asya ve Avrupa’nın siyasal ve kültürel açıdan değişim yaşamasına yol açmışlardır.
  • Merkezi yapı güçlenememiştir.
  • Mimari ve şehircilik ortaya çıkamamış, ekonomi hayvancılık ve ticarete dayalı kalmıştır.
  • Askerî yapı gelişmiştir.
  • Göç edilen bölgelerdeki kavimlerin başka yerlere göç etmelerine sebep olmuşlardır. (Kavimler Göçü)
  • Türk kültürünün geniş bir coğrafyaya yayılmasını sağlamışlardır. Bundan dolayı Türk Tarihini bir bütün halinde incelemek zorlaşmıştır.

İLK TÜRK TOPLULUĞU İSKİTLER (SAKALAR)    

  • Bilinen ilk Türk topluluğudur.
  • Karadeniz’in kuzeyi ve Kafkaslarda yaşamışlardır.
  • En önemli hükümdarı Alp Er Tunga’dır.
  • Ön Asya’da atı evcilleştiren ilk topluluktur.
  • “Alp Er Tunga ve Şu” en önemli destanlarıdır.
  • Süsleme sanatı ve heykelcilik gelişmiştir. Süslemelerde hayvan üslubu hakimdir. Balbalların ilk örneklerini vermişlerdir.
  • Ata daha rahat binebilmek amacıyla ilk kez pantalonu icat etmişlerdir. Buna bağlı olarak kemer ve kemer tokasını geliştirmişlerdir.
  • Yunanlı tarihçi Heredot’un söz ettiği “Tomris” İskitlere liderlik yapan ilk kadın hükümdardır.
  • Şimdiki Yakutî Türklerinin ataları olarak bilinirler.

ASYA HUN (BÜYÜK HUN) İMPARATORLUĞU 

  • Tarihte bilinen ilk Türk Devleti ve ilk teşkilatlı Türk Devletidir.
  • Orhon ve Selenga nehirleri arasındaki “Ötüken” bölgesinde kurulmuştur.
  • Bilinen ilk hükümdarı “Teoman”dır. Çin Seddi, Teoman döneminde Türk saldırılarından korunmak amacıyla inşa edilmiştir. (M.Ö.214)
  • Göçebe olarak yaşamışlardır.
  • Yazılı döneme geçmemişlerdir. Ancak Çinlilerle ilk yazılı antlaşma Çince olarak bu dönemde yapmışlardır.
  • Gök Tanrı dinine inanmışlardır.
  • Oğuz Kağan önemli destanlarıdır. (Bu destanda Mete Han anlatılmıştır. Babasına karşı verdiği mücadele, Yueçi’lerin elinden kurtulması…vs anlatılmıştır.)
  • Altın Elbiseli Adam Heykeli bu döneme aittir. (Esik Kurganı’ndan çıkartılmıştır.)
  • Dünyanın en eski halısı sayılan Pazırık Kurganı’ndan çıkan Pazırık Halısı da bu döneme özgüdür.
  • Ki-Ok döneminden sonra devlet yıkılma sürecine girmiştir.

METE HAN DÖNEMİ

  • Teoman’dan sonra yerine geçen oğlu Mete yaptığı seferler sonucu Çin’i baskı altına almış ve vergiye bağlamıştır. Ancak asimile olma korkusuyla Çin’e yerleşmeye izin vermemiştir.
  • Orta Asya’daki Türk boylarını hakimiyeti altına alarak tarihte ilk kez Türk siyasi birliğini kurmuş, Türkleri bir bayrak altında toplamıştır.
  • İlk Türk devlet teşkilatı oluşturulmuştur.
  • İlk Türk idari teşkilatı oluşturulmuştur. (İkili Yönetim, Kurultay)
  • İlk Türk Askerî teşkilatı oluşturulmuştur.
  • Diğer Türk devletlerine de örnek olacak “onluk sistem”e dayalı ilk düzenli Türk ordusu kurulmuş, ıslıklı ok kullanmıştır. Ayrıca bizim Kara Kuvvetlerimizin kuruluş tarihi de Mete Han’ın tahta çıktığı tarih olan M.Ö.209 olarak kabul edilir.
  • İlk kez “Turan taktiği”ni (sahte geri çekilme) uygulanmıştır.
  • İlk kez orduda tek tip kıyafet uygulamasına gidilmiştir.
  • İlk Türk mali teşkilatı oluşturulmuştur.
  • Çin vergiye bağlanmıştır.

Mete Han’ın ölümünden sonra oğulları ülkeyi iyi yönetemediler.

Çin entrikaları ve bu devletle yapılan savaşlar ülkeyi zayıflattı.

İpek Yolu’nun Çin kontolüne geçmesi nedeniyle Hun ekonomisi bozuldu. Çinliler Türkleri savaş yoluyla yenemeyeceklerini anladılar. Bu nedenle “Böl ve Yönet “ uygulamasıyla Hun Devleti’ni yıkmayı başardılar. Parçalanan Hun Devleti M.S. 48 yılında önce Kuzey-

Güney Hunları Çinlilerin egemenliği altına girdi. Kuzey Hunlarının bir kısmı batıya doğru ilerlerken kavimler göçüne sebep oldu.

“Toprak milletindir. Onu kimse veremez.” METE HAN

İslamiyet Öncesi Türk Tarihi

Kavimler Göçü (375)

Çin baskısına sayanamayan Hun Türklerinin yeni yerleşim yerleri aramak amacıyla batıya doğru göç etmeleriyle başlamıştır.

Kavimler Göçünün Sonuçları

  • İlkçağ sona ermiş, orta çağ başlamıştır.
  • Avrupa yüz yıla yakın bir zaman kargaşa yaşamıştır.
  • Toprakları alt üst olan Roma İmparatorluğu Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrılmıştır.(395)
  • Avrupa’ya gelen barbar kavimlerin yerli halkla kaynaşması sonucu bugünkü Avrupa toplumlarının ve devletlerinin temeli atılmıştır.
  • Merkezi krallıkların zayıflaması sonucu ortaya çıkan otorite boşluğu derebeylik (feodalite) rejiminin ortaya çıkmasına neden olmuştur.
  • Skolastik düşünce yayılmıştır.
  • Avrupa’ya gelen kavimler arasında hıristiyanlık yayılmıştır. Katolik kilisesinin egemenliği artmıştır.
  • Avrupa Hun Devleti bu göçler sonucunda Avrupa’da kurulmuştur.

NOT : Avrupa’ya ve Anadolu’ya ilk Türk akınları bu dönemde düzenlenmiştir.

GÖKTÜRKLER (KÖKTÜRKLER) (552 – 659)

  • Türk adıyla kurulan ilk devlettir.
  • Orta Asya’da kurulmuş ikinci büyük Türk Devletidir.
  • İkinci kez Türk siyasi birliğini sağlayan Türk federasyonudur.
  • 552’de Avarlar’a karşı isyan ederek, Bumin Kağan önderliğinde “Ötügen” merkez olmak üzere kuruldu.
  • Mukan Kağan zamanında devlet en parlak dönemini yaşamıştır.
  • Orta Asya’da en geniş sınırlara ulaşan Türk Devletidir.
  • Türk devletlerinde ilk yazı Göktürk Devletinde kullanıldı . Göktürk Alfabesi denilen bu yazı 38 harften oluşur . Orhun Yazıtları Göktürk Alfabesi ile yazılmıştır . Yazıtlar Türk edebiyat tarihinin ilk yazılı bellgelerindendir . Yazıtlar “Kültigin , Bilge kağan ve Tonyukuk” adlarına dikilmiştir . Kitabelerin yazarı olan “Yolluğ Tigin” bilinen ilk Türk edebiyatçısıdır.
  • İpek Yolu, Göktürk, Sasani ve Bizans Devletleri’ni karşı karşıya getirmiştir. İlk Türk-Bizans ittifakı Sasaniler’e karşı bu dönemde olmuştur. Amaç doğu-batı ticaretini ele geçirmektir.
  • Çin entrikaları ve iç karışıklıklar sonucu devlet ikiye ayrılmış ve Çin egemenliğine girmiştir.

“Bizim adet ve geleneklerimiz çok eski çağlardan beri devam edegelmiştir. Bundan dolayı onları değiştirmeye benim gücüm yetmez. Bizim töremizde yer alan kaideleri değiştirmeye ben cesaret edemem.” IŞBARA KAĞAN

İslamiyet Öncesi Türk Tarihi

KUTLUK DEVLETİ (II. GÖKTÜRKLER) (682 – 744)

  • 682 yılında Çine başkaldıran Kutluk (İlteriş) Kağan tarafından kurulmuştur.
  • (630-680) Göktürklerin fetret devridir ve Orhun kitabelerinde anlatılır. Kutluk Kağan Çine karşı “Ulusal Kurtuluş Savaşına” girişerek II. Göktürk devletini kurmuştur. Bu özelliği ile Türkiye Cumhuriyeti’ni  kuran M.Kemal Atatürk’e benzer. Kutluk isyanı Türk tarihinin ilk bağımsızlık mücadelesidir. Kutluk Kağan’a derleyip toplayan manasında İlteriş ünvanı verilmiştir. Milliyetçilik duygusu, Fransız ihtilalinden 1000 yıl önce Göktürkler döneminde en yüksek seviyede yaşanmıştır.
  • Bilge Kağan zamanında en parlak dönemlerini yaşamışlardır.
  • Göçebe olarak yaşamışlar ve Gök Tanrı dinine inanmışlardır.
  • İlk Türk milli alfabesi olan Orhun (Göktürk) Alfabesi’ni oluşturmuşlardır. Yazılı döneme geçen ilk Türk devletidir.
  • Türk tarihinin ilk yazılı kaynakları olan “Orhun Kitabeleri” bu dönemde, Bilge Kağan (734), Kül Tigin (731) ve Tonyukuk (727) adına dikilmiştir.
  • Ergenekon ve Bozkurt Göktürklere ait önemli destanlardır.
  • Bilge Kağan’ın ölümünden sonra zayıflayarak Basmil, Karluk ve Uygurlar’ın isyanı sonucu yıkılmışlardır.
Göktürklerin; Türk adıyla kurulmaları, Çin’e karşı bağımsızlık mücadelesi vermeleri, ilk Türk milli alfabesini oluşturmaları, ilk Türk yazılı anıtlarını dikmeleri “ulusçu” bir devlet anlayışına sahip olduklarını gösterir.

“Ey Türk hükümdarı, Çin’in tatlı sözüne ve yumuşak ipeğine aldanma. Yok olursun.” BİLGE KAĞAN

UYGURLAR  (744 – 840)

  • “Kutluk Bilge Kağan” tarafından kurulmuştur. İlk yerleşim yerleri Karabalasagun’dur.
  • Bögü Kağan zamanında Maniheizm (ışık dini) dinini benimsemişlerdir. Orta Asya’da toplu halde din değiştiren ilk Türk devletidir.
  • Maniheizm dinine göre savaşmak yasaktı. Bu sebeple zamanla savaşçılık ve askerlik özelliklerini yitirdiler. Ayrıca et yemek yasak olduğundan tarımsal faaliyetlerle uğraşmaya başladılar. Bu da yerleşik yaşama geçmelerini gerektirdi. Uygurlar yerleşik yaşama geçen ilk Türk devletidir.
  • Şehirleşme başlamıştır. Balık önemli şehirlerindendir.
  • Mimari eserler vermişlerdir. Mimari eserlerini fresko ile süslemişler, minyatür ve çini sanatı gelişmiştir.
  • Kültürel alanda etkili olmuşlardır. Orta oyununun ilk örneklerini vermişlerdir.
  • Kendilerine özgü 18 harfli Uygur Alfabesini geliştirip kullanmışlardır.
  • Hukuk kurallarını yazılı hale getirmişlerdir.
  • Çin’den sonra matbaayı geliştirerek hareketli harfleri icat ettiler. Kağıt ve matbaayı (hareketli harf sistemi) kullanan ilk Türk topluluğudur.
  • “Karabalasagun ve Sine Uşi” önemli yazıtlarıdır.
  • Moğolların Türkleşmesinde etkili olmuşlardır.
  • Maniheizm dışında Budizm ve Taoizm dinlerine de inanmışlardır.
  • Uygurlar farklı bir inancı benimsemelerine rağmen bu dinlerdeki kavramların Türkçe karşılıklarını kullandıklarından milli kimliklerini kaybetmemişlerdir.
  • 840 yılında Kırgız Türkleri tarafından yıkıldı.

İslamiyet Öncesi Türk Tarihi

DİĞER TÜRK TOPLULUKLARI

AVRUPA’DA KURULAN TÜRK TOPLULUKLARI

Avrupa’da yaşayan Türk toplulukları Hıristiyanlığı kabul etmişler ve İncil’in başka dillere çevrilmesi yasak olduğu için milli kimliklerini, Türklük özelliklerini zamanla kaybetmişlerdir.

AVRUPA HUN DEVLETİ

  • Avrupa’da kurulan ilk Türk devletidir.
  • Kavimler göçü sonunda “Balamir” Orta Macaristanda 400’lü yıllarda kurdu.
  • En önemli hükümdarı “Attila”dır.
  • Attila Doğu Roma (Bizans) üzerine yürüdü ve onları vergiye bağladı.
  • Hıristiyanlığı benimsemişlerdir.

AVARLAR

  • İlk kez İstanbul’u kuşatan Türk devletidir. (İstanbul’u kuşattıklarında başlarında kadın bir komutan vardır.)
  • Çin kaynaklarında onlara “Juan Juan” denmiştir.
  • İlk kez slav topluluklarını kaynaştırmışlardır.
  • Hristiyanlığı benimsemişlerdir.
  • 805 yılında Franklar’ın saldırısı sonucunda yıkıldılar.

BULGARLAR

  • İstanbul’u kuşatan ikinci Türk devletidir.
  • Hıristiyanlığı benimsemişlerdir. Bir kısmı “İtil (Kazan) Bulgarları” İslamiyeti benimsemiştir.

MACARLAR

  • Hristiyanlığın Katolik mezhebini benimseyen tek Türk boyudur. Dinlerindeki değişim devlet yapılarına yansımış, boylar birliğine dayalı siyasi yapıdan, krallık sistemine dayalı bir yapıya geçmişlerdir.
  • Macarlar aynı zamanda, Germenlerin Balkanlara inmesi ve Balkanlardaki Slavlarla kuzeydeki Slavların birleşmesini engellemişlerdir.

PEÇENEKLER

  • Hıristiyanlığı benimsemişlerdir.
  • Macar ve Rus tarihinde etkili olmuşlardır.
  • Hiç devlet kuramamışlardır.
  • Çeşitli devletlerin ordularında ücretli askerlik yapmışlardır.

KIPÇAKLAR (Kumanlar)

  • Doğu Avrupa’da yaşamışlardır.
  • Ruslarla büyük mücadeleler sonucunda Ruslar’ın Karadeniz’e inmelerini engellemişlerdir.
  • Kıpçakların Seyhun Irmağı boylarında Oğuzlarla yaptıkları savaşlar, Dede Korkut Hikayeleri’ne konu olmuştur.
  • Bugünkü Romanya’nın temelini oluşturdular.

OĞUZLAR

  • Oğuzlar başta Selçuklu ve Osmanlı olmak üzere daha bir çok Türk devletinin kurucuları olarak bilinirler.
  • Malazgirt Savaşı’nda, Bizans ordusunda yer aldılar.
  • Oğuzların tarihte büyük devletlerin kuruluşunda etkili olmaları Türk toplulukları içinde en önemli boy kabul edilmelerine neden olmuştur.
  • İslamiyet’i kabul eden Oğuzlara “Türkmen”, hristiyanlığı kabul edenler “Uz (Gagavuz)” denilmiştir.

 ORTA ASYA’DA KURULAN TÜRK TOPLULUKLARI

HAZARLAR

Karadeniz’in kuzeyi ile Kafkaysa arasında kuruldu.

Museviliği benimseyen, semavi bir dine inanan ilk Türk devletidir. (Sadece yönetici kadrosu benimsemiştir.)

Hz. Ömer ve Hz. Osman zamanında İslam ordusu ile mücadele ettiler. Müslüman Araplarla savaşan ilk Türk devletidir.

Dini hoşgörü gelişmiştir. Hukuk sisteminde Musevi, Hristiyan ve İslam din adamlarından oluşan “Hakemler Heyeti” vardır. Birkaç dini ibadetin bir arada yapılabildiği tapınaklar inşa etmişlerdir.

Hazar Denizi adını Hazar Devleti’nden almıştır. Bu bölgede Hazarların hakim olduğu döneme “Pax Hazar (Hazar Barışı)” dönemi denir.

TÜRGİŞLER

  • Yerleşik yaşamı benimsediler ve tarihte parayı kullanan ilk Türk topluluğu oldular.
  • İslamiyet’in Orta Asya’da yayılmasını engellediler.
  • Ticarete önem vermişlerdir.

KIRGIZLAR

  • Uygurları yıkarak Türk yurdunun Moğollar’ın eline geçmesine neden olmuşlardır.
  • Manas Destanı ve Yenisey Yazıtları Kırgızlara aittir. Manas Destanı dünyanın en uzun destanıdır.

 KARLUKLAR

  • Talas Savaşı’nda Müslümanlar’ın tarafını tutarak Orta Asya’nın Çinlileşmemesinde önemli rol oynadılar.
  • Talas Savaşı’ndan sonra İslamiyet’i kabul ederek Müslüman olan ilk Türk boyudur.

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE KÜLTÜR VE UYGARLIK

DEVLET YÖNETİMİ

Devleti hükümdar yönetir. Hükümdarlar; Han, Hakan, Kağan, İdikut, İlteber, İlteriş, Şanyü, Kül-Erkin, Tanhu gibi ünvanlar almışlar; Otağ, Taht (örgin), Davul (nevbet), Kotuz (sorguç), Tuğ, Yay gibi semboller kullanmışlardır.

Gök Tanrı tarafından hükümdarlara Kut Yetkisi’nin verildiğine inanmışlardır. Ancak bu yetki dini değil siyasi bir anlayıştır. Kut’un, kan yoluyla hanedanın tüm erkek üyelerine geçtiği varsayılmıştır. Kut Yetkisi, halkın hükümdara bağlılığını ve hükümdarın monarşik gücünü arttırmış ancak öte yandan taht kavgalarına da sebep olmuştur. Fakat Kut var diye teokrasi (dinle yönetim) vardır diyemeyiz. Çünkü Gök Tanrı sadece yönetme yetkisini o hanedana vermiştir. Din hiç bir zaman devlet işlerine karıştırılmamıştır.

Hükümdar veraset sistemine göre tahta çıkardı. Türklerde veraset (egemenlik) sistemi; “ülke, hanedanın erkek üyelerinin malıdır” anlayışına dayanırdı. Bu üye oğul, amca, yeğen, kardeş olabilirdi. Bu durumun olumlu yanı her zaman güçlü olan kişi tahta çıkmıştır. Olumsuz yanı ise Osmanlı’ya kadar uygulanan bu veraset sistemi taht kavgalarına sebebiyet vermiş, merkezi otoriteyi zayıflatmış ve devletlerin kısa sürelerde yıkılmasına sebep olmuştur. Bu veraset sistemi III.Ahmet zamanına kadar Osmanlı’da da uygulanmıştır.

Egemenlik anlayışı bütün Türk devletlerinin ortak özelliğidir. Bu anlayış Türk devletlerinin yıkılmasının en temel sebebidir. Bu anlayış nedeniyle Türk devletlerinin merkezi otoritesi zayıftır.

Devlet boylar birliği şeklinde örgütlenmiştir. Her boyun bir beyi vardır. Her boy beyi kendi iç işlerinde serbest, dış işlerinde merkezdeki hükümdara bağlıdır. Bu durum federasyon özelliği taşımaktadır. Bu sistemde devlet kolayca kurulur ancak parçalanması da bir o kadar hızlı olabilir ama parçalansa bile boylar aracılığıyla Türk tarihi kesintisiz devam eder.

Devlet yönetiminde ikili yönetim anlayışı uygulanmıştır. Bu anlayışın uygulanmasında sınırların genişlemesi ve devlet idaresini kolaylaştırma düşüncesi etkili olmuştur. Bu sistemde devlet doğu ve batı olmak üzere iki kola ayrılır. Doğu’da hükümdar bulunur. Asıl idare merkezi burasıdır. Güneş doğudan doğar düşüncesiyle devlet buradan yönetilir. Batı’da Yabgu (hükümdar soyundan gelen biri) bulunur. Yabgu iç işlerinde serbest, dış işlerinde Hakan’a bağlıdır. Bu yönetim şekli federatif yapıya benzer.

Devlet yönetiminde Hatun’da etkilidir ve Hakan’ın mutlak vekilidir. Bu yetkisini elçi kabul etme, Kurultaya başkanlık yapma şeklinde kullanır.

Devlet meseleleri Kurultay (Toy – Kengeş) adı verilen mecliste görüşülürdü. Kurultayda alınan kararlarda son söz Hükümdara aittir. Bu yüzden Kurultay sadece bir danışma meclisi niteliğindedir. Kurultay Hakan’ı sorgulayabilir, Hakan’ın kararlarını tartışabilir ama Hakan’ı sınırlandıramazdı. Kurultaya halk ve din adamları katılamaz, sadece üst düzey devlet yöneticileri katılır.

Hükümdarı sadece töre sınırlandırabilirdi.

Kurultaya katılanlara Toygun denirdi. Kurultay üyeleri; Hakan, Hatun (Katun), Hanedan üyeleri, Boy beyleri, Devlet adamları, Aygucı (vezir), Şad (hanedan soylu vali), Tudun (vali), Tigin (hükümdar çocuğu), Tamgacı/Bitigçi (katip), Ağılığ (hazine görevlisi), Ataman (hükümdar hocası)

Kurultaya din adamları katılamazdı. Kurultayda yeri geldiğinde dini konular görüşülmüştür ancak devlet dine göre yönetilmemiştir.

Hükümdarın Görevleri

  • Orduya komuta etmek
  • Töre hükümlerini uygulayarak ülke dirliğini sağlamak
  • Aç halkı doyurmak, giydirmek,
  • Şölenler düzenlemek
  • Adaleti sağlamak
  • Kurultaya başkanlık etmek

 Otağ’ın özellikleri

  • Kağanların çadırı kubbelidir.
  • Çadırların kapıları doğu ya açılır. Çünkü inanca göre doğu kutsaldır.
  • Çadırın rengi ve şekli sahibi olan kişinin hanedan ve devlet içindeki konumunu belirtir.

ORDU

Ordu – millet anlayışı vardır. Eli silah tutan herkes asker sayılırdı. “Her Türk asker doğar”.

Askerlik meslek olarak görülmemiştir. Ücretli askerlik yoktur.

Ordu hafif silahlı ve süvari birliklerinden oluşurdu.

Turan taktiği en önemli savaş taktiğidir.

Siyasi teşkilattaki her görevli aynı zamanda komutandır.

Dünyada ilk kez onlu sistemi Mete Han uygulamıştır.

İlk Türk kara ordusu Mete Han zamanında kurulmuştur. (M.Ö.209) Türk Kara Kuvvetleri’nin temeli olarak kabul edilmiş ve Çin, Moğol, İran, Bizans ve Roma’yı da etkilemiştir.

Türkler savaşlarda en çok sahte ricat denilen geri çekilme taktiğini uygulayarak başarılı oldular.

Ordu komutanlarına Tarkan veya Subaşı denilmiştir.

Türklerin başka toplumlardan en az etkilendikleri alan askerliktir. Buna karşın dünya medeniyetlerini en çok askeri alanda etkilemişlerdir.

İslamiyet Öncesi Türk Tarihi

SOSYAL YAPI

Halk hürdü. Türkler göçebe olduklarından dolayı toprağa bağlı değillerdir. Herkes aynı işi yaptığından(hayvancılık) aralarında sosyal sınıf farklılıkları yoktur. Toprak olmadığından toprağı işleyecek köleye de ihtiyaç yoktur. Köleci zihniyet oluşmamıştır.

Kadın erkek herkes eşittir.

Din adamları diğer toplumlarda olduğu gibi imtiyazlı değillerdi.

Toplumun en temel birimi aile (Oğuş)’dir.

Yarı göçebe bir yaşam tarzı söz konusudur.

Tek eşle evlilik yaygındır.

Toplumsal düzeni töre sağlar.

Ana geçim kaynağı hayvancılıktır.

OGUŞ (Aile) – URUG (Sülale) – BUD (Boy) – BUDUN (Millet) – İL (Devlet)

İslamiyet Öncesi Türk Tarihi

DİN VE İNANIŞ

Gök Tanrı: Genel din anlayışı tek tanrılı Gök Tanrı dinidir. Bu dinde; tanrı soyuttur ve tektir. “Kurgan” adı verilen mezarlara “balbal” adı verilen öldürdüğü düşman sayısı kadar taşlar dikilmiştir. Cennet ve cehennem inancı vardır. Kurban kesme geleneği vardır. Kutsal kitap yoktur.

Ahiret inancının kanıtları; mezarların oda şeklinde yapılması, kurgana değerli eşyaların, ilkel silahların konulması, cesetlerin mumyalanması, cennet (uçmağ) ve cehennem (tamu) olgularının varlığı. Ölüler için düzenlenen yuğ törenleri toplumsal dayanışmanın artmasına katkı sağlamıştır. Cenaze törenlerinde yuğ aşı dağıtılmıştır. Din adamlarına “Kam, Şaman, Baksı” gibi ünvanlar verilmiştir. Din adamları devlet işlerine karıştırılmamıştır.

Farklı inançlardan olan insanların bir arada yaşaması hoşgörülü yapının varlığına kanıttır.

Şamanizm: Çeşitli sihir, büyü ve fala dayanır. Şamanizm inancındaki görevliye “şaman” denir.

Atalar Kültü: Ölmüş büyüklerin ruhlarının kendilerini koruduğuna inanılması ve kutsal sayılmasıdır.

Totem (Ongun): Şans ve uğur getirdiğine inanılan nesnelerdir.

Doğa Kültü: Doğa varlıklarının kutsal sayılmasıdır.

Dinsel inançlar çeşitlilik göstermiştir. Temel sebep göçebe yaşamaları ve hoşgörülü olmalarıdır. Gök tanrı dini (Asya Hunları, Göktürkler), Maniheizm-Budizm (Uygurlar), Musevilik (Hazarlar), Hristiyanlık (Bulgarlar, Macarlar, Avarlar, Uzlar, Kumanlar, Peçenekler), İslamiyet (Oğuzlar, Karluklar)

İslamiyet Öncesi Türk Tarihi

 

İslamiyet Öncesi Türk Tarihi

EKONOMİ

Temel geçim kaynağı hayvancılık ve ticarettir. Madencilikte gelişmişlerdir. Demir işlemeciliği Türklerin milli sanatı olarak kabul edilir.

Dönemin önemli ticaret yolları ipek ve kürk yoludur. Bu yollarda en çok satılan ürün o yola ismini vermiştir.

İpek yoluna hakim olunmak istenmesinde hem ekonomik hem de siyasi güç elde etme isteği etkili olmuştur. Yola hakim olan devlet yolu kendi şehirlerinden geçirmiştir bu da zaman içerisinde farklı güzergahlar izlemesine sebep olmuştur.

İpek yolu, Pekin’den başlayıp Anadolu’ya kadar; Kürk yolu, Pekinden başlayıp ipek yoluna paralel Karadeniz’in kuzeyinden Avrupa’ya, Balkanlara kadar uzanır. Yollar isimlerini en çok alım satım yapılan maldan alır.

Türklerin ihraç ettiği ürünler; canlı hayvan ve hayvansal gıdalar, deri ve deriden yapılan ürünler, madeni eşyalar, dokuma ürünleridir.

Türklerin ithal ettiği ürünler; tarımsal ürünler, ipek ve ipekli dokuma ürünleridir.

Göktürkler, “Kamdu” denilen üzerine mühür basılmış ipek bez parçalarını ticari hayattta para gibi kullanmışlardır.

İslamiyet Öncesi Türk Tarihi

BİLİM, EDEBİYAT VE SANAT

12 Hayvanlı Türk takvimini kullanmışlardır. Her yıla bir hayvan ismi verilmiştir ve güneş yılı esasına dayanır. Gök bilimiyle uğraştıklarına kanıttır.

Bilim adamlarından meydana gelen ve Keneş Meclisi adı verilen bir  oluşturmuşlardır.

Türklerin kullandığı alfabeler; Orhun alfabesi (ilk milli alfabe), Uygur alfabesi (ikinci milli alfabe), Latin, Arap ve Kiril alfabeleri.

Türklerde görülen en eski dil Göktürkçe ve alfabe olarak da 38 harfli Göktürk alfabesidir. Göktürk yazısına ilk defa Orhun Nehri kıyısındaki kitabelerde rastlandığı için Orhun Alfabesi de denir. Uygurlar da 18 harften meydana gelen, Soğd alfabesinden yararlanarak hazırlamışladıkları Uygur alfabesini kullanmışlar ayrıca hareketli harfleri bulmuş ve matbaayı geliştirmişlerdir. Gerçek anlamda yazılı Türk edebiyatı Uygurlar döneminde ortaya çıkmıştır.

Sanat taşınabilir malzeme üzerine şekillendirilmiştir. Dokumacılık, heykel, resim, madencilik, demircilik (milli sanattır), taş işlemeciliği, ahşap işlemeciliği, müzik (kopuz, çevgan) gelişmiştir.

Uygurlar minyatür, çini, fresko, tiyatro (orta oyunu), kağıt ve matbaa (hareketli harf sistemi) ve pamuktan kağıt yapma konularında gelişme göstermiştir. Uygurlar döneminde Maniheist mabetler yapılmış, mezar anıtları ve saray yapılarına da rastlanmıştır. Kubbeli türbe ve köşeli üçgenlerin yani türk üçgeninin yaratıcısı Uygurlardır. Türk resmini de Uygurlar başlatmıştır. Fresk, minyatür ve çinicilikte ilerlemişlerdir.

Halı Türklerin Dünya medeniyetine bir katkısıdır. İlk halı Asya Hunlarına aittir ve  Altay dağları civarında Pazırık kurganında bulunmuştur. Kazakistan’ın başkenti Alma Ata yakınlarında bir kurgandan çıkarılan “Altın Adam Heykeli” Türk maden sanatının ne kadar geliştiğini gösterir.

Sözlü edebiyat-Destan

Yazıdan önceki dönem hakkında en ayrıntılı bilgiyi verir.

Uygurlar: Göç Destanı, Türeyiş Destanı

Göktürkler: Bozkurt Destanı, Ergenekon Destanı (Göktürklerin kuruluş efsanesini anlatır.)

Kırgızlar: Manas Destanı

İskitler (Sakalar): Alp Er Tunga Destanı, Şu Destanı

Asya Hunları: Oğuz Kağan Destanı

Avrupa Hunları: Attila Destanı

Dede Korkut hikayeleri: Kıpçakların Oğuz Türkleriyle olan mücadelelerini anlatır.Yine Kıpçakların Rus prensleriyle olan mücadeleleri ünlü Rus destanı İgor’da anlatılır.

Kitabeler

II.Göktürkler: Orhun Kitabeleri

  • Türk tarihinin ilk milli kaynaklarıdır. 8.yy eserleridir.
  • Orhun alfabesi ile yazılmıştır.
  • Bilge Kağan, Kül Tigin ve Vezir Tonyukuk adına dikilmiştir.
  • Kitabelerde Çin hileleri gibi siyasi meselelere, sosyal devlet olgusuna yer verilmiştir.
  • Kitabeler Yoluğ Tigin tarafından yazılmıştır. Bu yazılar 1893 yılında Danimarkalı Bilgin THOMSEN tarafından okunmuştur.
  • Siyastname özelliği de taşımaktadır.
  • Türk tarihinin ilk nutkudur.
  • Bilge Kağan yazıtlarında; ‘ben gece uyumadım, gündüz oturmadım, açı tok kıldım, fakiri zengin kıldım’ der. Bu da bize ilk Türk devletlerinde sosyal devlet anlayışının var olduğunu gösterir.

İslamiyet Öncesi Türk Tarihi İslamiyet Öncesi Türk Tarihi

Uygurlar: Karabalasagun Kitabeleri, Sine-Uşi Yazıtları

Kırgızlar: Yenisey Kitabeleri

 HUKUK

İslamiyet öncesinde kurulan Türk devletlerinde yazılı hukuk kurallarına rastlanmaz.

Genelde, sosyal hayatı düzenleyen sözlü hukuk kuralları yani töreler baskındır.

Töre hükümleri ile çok ağır cezalar verilmiştir. Örneğin at çalmanın cezası ölümdür.

Devlet yapısında töreyi uygulayan adalet teşkilatının başı hükümdardır.

Uzun süreli hapis cezaları görülmemiştir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

2 yorum

  1. Ilk Türk devletleri yazınızı okudum fakat birazdaha bilginizi geliştirmek için Kazım Mirşan adında bir araştırmacı tarihçi var bu beyinde kitaplarında alıntı koyarsanız inceleyip çok kısa ve öz Türk gelişimini anlatmış olacaksınız tebrikler

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM