dua

Duâ Nedir ve Nasıl Edilir ?

dua

İslâm’da Duâ 

Duâ Allah-u Teâlâ’nın yüceliği ve azameti karşısında kulun acizliğini itiraf etmesi, O’na muhtaç olduğunu bilmesi, kendi kusurlarını kabul ederek O’na yalvarması, sevgi ve saygıyla O’nun lütuf ve kereminden hayır ve rahmet dilemesi, ihtiyaçlarını yalnız O’na arzetmesidir.

Duâ bir can sigortasıdır. İnsanoğlu sıkışıp daraldığı zaman tek kurtuluşu duâda arar. Hatta dinsiz biri bile zora düştüğünde duâya sarılır. Cenab-ı Hakk, O’nun büyüklüğünü bilen, sıkıldığı zaman sıkıntısını yalnız O’nun gidereceğine, O’ndan başka hiçbir kuvvetin olmadığına inanıp yalnız O’ndan yardım dileyen kullarının duâ etmesini ve O’ndan yardım istemesini sever.

Bazı kişiler; “Benim günahım çok. Duâm kabul olurmu ki? Allah benim duâmı kabul etmez.” diye düşünür. Bu gibi endişeler, korkular, kuşkular çok yersizdir. Bunun en açık kanıtını yüce kitabımız Kur’an-ı Kerîm çok net bir şekilde göstermektedir.

Mümin Suresi 60. Ayet; “Rabbiniz buyurdu ki; Bana duâ edin, duânıza icâbet edeyim. Bana ibadet etmeyi kibirlerine yediremeyenler, alçaltılmış olarak cehenneme gireceklerdir.” Görüldüğü üzere Allah’ın karşılık vermesi için kulun duâ etmesi şart koşulmuştur. Kendisine duâ etmeye teşvik etmiş ve duâları kabul edeceğine dair de teminat vermiştir.

Resulullah Aleyhisselâm Efendimiz, hadislerde şöyle buyuruyor:

  • “Allah-u Teâlâ’nın katında duâdan daha değerli bir şey yoktur.” (Tirmizi – İbn-i Mâce)
  • “Kulun kalbine duâ etme arzusu geldiğinde Rabbine duâ etsin. Çünkü Allah onu kabul edecektir.” (Tirmizi)
  • “Kime duâ kapısı açılmışsa ona rahmet kapıları açılmış demektir.” (Tirmizi)

Kur’an-ı Kerîm’den ayetler:

  • “Resulüm! Kullarım sana beni sorunca haber ver ki, ben onlara yakınım. Benden isteyenin, duâ ettiğinde duâsını kabul ederim. Öyleyse onlar da benim davetime icâbet etsinler, bana iman etsinler ki doğru yola gidebilsinler.” (Bakara: 186)
  • “Biz insana şah damarından daha yakınız.” (Kaf: 16)
  • “De ki: Duâ ve ilticânız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi ?” (Furkan: 77)
  • “Şüphesiz insan için kendi çalışmasından başkası yoktur.” (Necm: 39)
  • “Gerçek duâ ancak O’nadır.” (Ra’d: 14)
  • “O’ndan başka duâ ettikleri, kendilerinin duâlarına hiçbir karşılık veremezler.” (Ra’d: 14)

Duânın Edepleri

  • Bütün günahlardan tövbe edilmeli,
  • Duâ etmeden önce bir hayır yapılmalı, sevap işlenmeli,
  • Duâ abdestli olarak ve kıbleye yönelip diz üstü oturularak yapılmalı, helâl yenmeli,
  • Duâ edildiği zaman aynı namazda olduğu gibi kalpten ve huşû içinde olmalı, sağa sola bakınmamalı, başka bir söz söylenmemeli,
  • Duasının kabul olacağına kesinlikle inanmalı,
  • Allah’tan dilekte bulunduğunda bolca istemeli, “Allah’ım dilersen ver” dememeli,
  • Önce Allah-u Teâlâ’ya hamd-ü senâ arkasından Peygamberimize salâvat getirmeli,
  • Resulullah Efendimiz Allah-u Teâlâ’nın en sevgili kulu olduğu için onu duâlara vesile kılmalı,
  • Duâyı yalnızca kendi duyacak başkaları duymayacak şekilde kısık sesle etmeli,
  • Soğan, sarımsak gibi şeyler yememeli ve ağzı temiz olmalı,
  • Duâyı ikiye bölmemeli, başladığında bitirmeli,
  • Duâ ederken ellerini göğüs hizasına doğru, yukarıya kalkık ve açık tutmalı, duâyı bitirdiğinde ellerini yüzüne sürüp “Amin” demeli,
  • Bir miktar sadaka vermelidir.

Makbul Olan Duâ Zamanları

Günün her saatinde duâ edilir. Ancak duânın daha çabuk kabul edileceği kıymetli vakitler vardır.

  • Ezan ile kâmet arası ve ezan bitince
  • Seher vakti ve gece yarısından sonra
  • Arefe günleri
  • Cuma geceleri
  • Bayram geceleri
  • Ramazan ayı
  • Kur’an-ı Kerim okuyunca ve hatmedince
  • Farz namazların ardından
  • Kandil geceleri
  • Recep ayının ilk gecesi
  • Yağmur yağdığı zaman
  • Tenha ve kimsenin bulunmadığı ıssız yerlerde.

 Bir Duâ Örneği

Subhâne Rabbiyel Aliyyil âlal Vehhâb.

Eûzü billâhi mineşşeytânirrâcîm,

Bismillâhirrahmanirrahîm.

Elhamdü lillâhi Rabbil âlemîn. Ve’l âkıbeti li’l müttekîn. Ve’s salâtü ve’s selâmü alâ Rasûlüna Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihi ecmâîn. Velâ udvâne illâ ala’z zâlimîn. Allahümme takabbe’l salâti ve’calnî mine’l musallîn. Allahümme innî es’elüke’l afve ve’l âfiyetefi’d dünya ve’l âhira.

(Burda gönlünce duâ et, isteğini dile getir.)

Amin. Amin. Amin. Bi hürmeti Seyyidi’l Mürselîn ve’l hamdü lillâhi Rabbi’l Âlemîn. Bi rahmetike Yâ Erhame’r Râhimîn. Es salâtü ve’s selâmü aleyke Yâ Resullullah, es salâtü ve’s selâmü aleyke Yâ Habîb Allah, es salâtü ve’s selâmü aleyke Yâ Seyyide’l evvelîne ve’l âhirîn. Sübhâne Rabbike Rabbi’l izeti ammâ yasifûn ve selâmün ale’l mürselîn ve’l hamdü lillâhi Rabbi’l Âlemîn. El Fatiha (Fatiha suresini okuyun.)

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir